Kelkit Yöresi El Sanatları

Gelişen ve değişen dünya düzleminde, tek tip bir dünya vatandaşlığı kavramının artık kaçınılmaz bir şekilde gündemimizi işgal ettiği gerçeği karşısında,yerel nitelikli duyarlılıklarımıza eskisi kadar yaslanamadığımızı, yerel değerlerimize eskisi kadar önem vermediğimizi biliyoruz. Yozlaşan böyle bir yolun takipçisi milletler, her zaman kendi öz benliklerini kaybetmiş, toparlayıcı bir unsur olarak kendi öz benliklerine dönememişlerdir.

Kelkit yöremizde el sanatları çok yaygın olmakla beraber, kurumsal bir yapı arzetmediği için, her geçen gün unutulmaya yüz tutmuştur. Çok değil, bundan 20-30 yıl evveline kadar, el sanatlarından geçimini temin eden ailelerin bulunuyor olması el sanatlarının yaygınlığı açısından bizlere bir fikir vermektedir. Her sene çeşitli el sanatlarında Halk Eğitim Merkez Müdürlüğünce açılan kurslar ve sergiler,unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarımızı tekrar o eski canlı günlerine döndürmektedir. El sanatlarına karşı duyulan ilgi ve otantik özelliğini koruyan özellikle Zilli Kilime karşı duyulan talep her geçen gün artmaktadır. Bu potansiyeli daha da işlevsel bir hale getirmek için kendi kültürümüze karşı daha duyarlı bir bakış açısı geliştirip yerel kimliğimiz üzerindeki araştırmaların yaygın olması gerekmektedir.

DOKUMACILIK (ZİLLİ KİLİM) Zilli Kilimin geçmişi Ortaasya Türklerine kadar dayanmaktadır. Zilli Kelimesi Farsça Kilim demek olan ‘Zilu’ kelimesinden gelmiştir. Bu kelime Türkçe’ye zili veya zilli diye geçmiştir.

Eski Türklerde halı, cecim, keçe, şili, zili adlarıyla kullanılmaktaydı. Selçuklu Türklerinin de bu bölge üzerinde zilli kilim dokudukları rivayet edilir.

Zilli Kilim dokuyan ve bu adı veren tek yer Kelkit’tir. Başka hiçbir yerde aynı adla bu kilime rastlanmamaktadır. Şekil 157-Yeni bitmiş tezgahında satılmayı bekleyen bir zilli kilim En büyük özelliği, kök boyalarından elde edilen renklerinin solmamasıdır. Tamamen eğirilmiş koyun yününden yapılan ve 40’a yakın desen kullanılarak yapılan Zilli Kilim, ”kemk” denilen tezgahlarda dokunmaktadır. Yaklaşık 6 m² lik bir zilli kilim, 8-10 Kg. yün kullanılarak 3 kişi tarafından ev dışı zamanlarda yaklaşık bir ayda dokunabilmektedir. Gösterişli ve göze hitap edebilmesi için,genellikle parlak renkler (kırmızı ve yeşil) tercih edilir. Zilli Kilim Kelkit’te çok sayıda köyde dokunmaktadır. Üretimini artırıp pazarlama imkanlarını genişletmek maksadıyla Kelkit Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının bünyesinde Zilli Kilim Dokuma ve Uygulama Merkezi açılmıştır.

Çeşitli ebatlarda üretilmezsine rağmen, seccade ve heybe tipleri çok kıymetli ve nadirdir. Zilli Kilim dokumacılığı, heybe, yastık, yolluk, duvar süsleri, nazarlık, isimlik ve seccade olarak çeşitli tiplerde üretilmektedir. Ayrıca eskiden çuval olarak dokunan zilli kilim motifleri, günümüzde sanatsal değere haizdir. Dokumalarda zemin rengi genellikle koyu tercih edilmektedir. Bütün renklerde kök boya ve indigo kullanılmaktadır. Natürel ve pastel renkler isteğe bağlı olarak kullanılmaktadır. Kimyasal boyalar kesinlikle kullanılmamaktadır. Renkler kesinlikle akıtmaz, bozulmaz ve ilk günkü gibi parlaklılığını ve canlılığını muhafaza eder. Zilli kilim ipleri tamamen el eğirmesidir. Kesinlikle fabrika ipi kullanılmaz. Dokumalar tek taraflı olup,tek yüz kullanılır. Motifler kabartmalıdır. Boya olarak kullanılan köklerin tümü doğal bitkilerden elde edilir.

Boya olarak kullanılan köklerin bir kısmı çevre il ve ilçelerden,bir kısmı yöremizden temin edilmektedir. Boyalar kaynatılır ve ilave madde olarak şap,limontuzu, saçıkıbrız, kromtartar, pulkostik ve hidrosülfir kullanılır. Boya yapılırken mordanlama, önceden, sonradan ve birlikte olmak üzere üç şekilde yapılır.

Yöremizde kullanılan kilim motifleriyse şunlardır: Karalılar büyükler, aynalı perler, elmalar, yaslamlar, eğri zincir, tırmık dişleri, boncuklu gözler, küçük perler, kıvrımlar, tavşan tabanı, koç boynuzu, kurbağacık ve zincir.

Yukarıda adı geçen kilimi motiflerini işlemek üzere hazırlanmış olan renkli ipliklerin elde edilişinde kullanılan kökboyalarının isimleri de şunlardır:Lahana (Evelik), sütleyeni (sarı-yeşil), papatya, ada çayı, nar ağacı, nane, soğan (kırmızı), ayva yaprağı (sarı), meşe,mazı (kahverengi-siyah). Kök boya bitkileri ise şunlardır: Böğürtlen, fındık kabuğu, Hayıt, civit otu, incir çiçeği, sığır kuyruğu, kara yemiş, kara lahana, ceviz ağacı, kızamık kökü, kestane, erguvan, selvi dalı, kekik otu, muhabbet çiçeği, asma, muşmula, meyan kökü, mürvet ağacı, eğrelti otu, okaliptüs, ekşi elma, kuşburnu, çalı fundası, hava civa ve çoban üzümü. Kelkit ve yöremizde Kelkit’i geleceğe taşıyacak yerel bir değer olarak gördüğümüz Zilli Kilimin yanı sına dokumacılık olarak, ala kilim, halı, heybe, azık torbası, aşlık çuvalı, palaz, örme ip, sambağı ipi ve hasır dokumacılığında gelişmiştir. Dokumacılıkta yaygın bir başarı göstererek dikkat çeken köylerimiz ise, Kızılcaköy, Çağlar ve Başpınar köylerimizdir.

DANTEL VE NAKIŞ İŞLEMECİLİĞİ İlçemizde genç kızlarımızın el emeği göz nuru olarak işledikleri dantel ve nakış işleri oldukça gelişmiş bir durumdadır. Her genç kızın çeyiz hazırlama devresi içerisinde büyük bir emekle katıldığı bu faaliyetler, bireysel olmasının yanında Halk Eğitim Merkez Müdürlüğünün koordinatörlüğünde aynı zamanda kolektif ve örgütsel olarak da yapılmaktadır. Bu noktada dantel ve nakış işlemeciliği yaparak aile bütçesine küçümsenmeyecek katkılarda bulunan genç kız ve kadınlarımızın sayısı da hayli kabarıktır.

Kelkit ve yöremizde yaygın el işi çeşitleri:seccade,baş örtüsü,iğne oyası,boncuk oyası,mekik oyası,pullu oya,yastık kılıfı,sandık örtüsü,yorgan ağzı,masa örtüsü,karyola örtüsü ve mutfak takımı. Yöremizde dokunan her oyaya bir takım mahalli isimler verilmiştir. Şimdi de tel ve boncuk oyalara yöremizde verilen ilginç isimleri yazalım: Subay sırması oyası, kiraz oyası, halga oyası, Zeki Müren dişi oyası, Ecevit burnu oyası, Türkan Şoray kirpiği oyası, düzme oyası, yürek oyası, mercimek oyası, kelebek oyası, örümcek oyası, süpürge oyası, elti çatlatan oyası, limon oyası, hanım oturur bey sallanır oyası,sıçan dişi oyası, Şiran yolu oyası, kuş yüreği oyası,karanfil oyası, böğürtlen oyası, incili küpe oyası, tengo kekülü oyası, elti çatlatan, papatya oyası, taksi tekiri oyası, biber oyası, yarım ay ve hanım oturur bey sallanır oyası…

TAŞ İŞLEMECİLİĞİ Taş işlemeciliği ilçemizde ilk zamanlardan bugünlere camilerin iç dizaynı ve minarelerin yapımında kullanıla gelmişse de, şimdi çok çeşitli alanlarda kendini göstermektedir. Kelkit’te taş işlemeciğini bir meslek olarak sürdüren minare ustalarımız mevcuttur. Taş işlemeciliği köy odalarının süslemesinde de kullanılır. Taş işlemeciliğinde dikkati çeken bölgemiz Öbektaş Beldemizdir.Bu bölgeden çeken taşın bir özelliği olarak yontma taş işlemeciliği gelişmiş ve güzel eserler verilmiştir. Kelkit’te mimari yapının değişmesi,taş işlemeciliğini eski revaçta olduğu günlerden uzaklaştırmışsa da, yukarıda belirtildiği üzere özellikle cami inşaatlarında taş işlemeciliği çok gelişmiştir. Taş işlemeciliği alanında Kılıçtaş ve Başpınar köylerimizden yetişen ustalar bölgemizde ün salmıştır.